Mehmet Akarca, Türkiye'yi adım adım dolaşarak Kamu Denetçiliği’ni anlatıyor
Türkiye Kamu Başdenetçisi Mehmet AKARCA, Edirne’den Kars’a, Muş’tan Çorum’a, Bingöl’den Sakarya’ya uzanan geniş bir hat üzerinde, devlet ile vatandaş..

Türkiye Kamu Başdenetçisi Mehmet AKARCA, Edirne’den Kars’a, Muş’tan Çorum’a, Bingöl’den Sakarya’ya uzanan geniş bir hat üzerinde, devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi anlatan, hak arama yollarını sadeleştiren ve kamu vicdanını güçlendiren buluşmalarına kararlılıkla devam ediyor. Planlı ve istikrarlı bir program çerçevesinde yürütülen bu temaslar, yalnızca birer konferans değil; idare-vatandaş ilişkisinin yeniden anlamlandırıldığı, hukukun gündelik hayata tercüme edildiği canlı platformlar niteliği taşıyor.

Çorum’da “Kamu Denetçiliği Hakkaniyet Köprüsüdür” vurgusuyla seslenen Akarca, Muş’ta ve Bingöl Üniversitesi’nde gençlerle bir araya gelerek ombudsmanlığın özellikle öğrenciler için ne anlama geldiğini örneklerle anlattı. Kars’ta ise Kamu Denetçiliği Kurumu’nun “halkın ücretsiz avukatı” olduğu gerçeğini somut vakalarla ortaya koydu. Her durakta ortak bir dil vardı, erişilebilirlik, uzlaşı ve hakkaniyet.

İzmir’in gururu olan ve her İzmirlinin iftiharla bahsettiği Akarca, Yargıtay Onursal Başkanlığı görevinden sonra da kamu hizmetini aynı titizlikle sürdüren Akarca, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun Anayasa’dan aldığı güçle çalıştığını her fırsatta hatırlatıyor. Başvuruların ücretsiz, yolların açık ve süreçlerin şeffaf olduğunu vurgulayan bu anlatı, özellikle gençler ve dezavantajlı gruplar için hak arama bilincini güçlendiriyor. Akarca’nın temaslarında öne çıkan yaklaşım, mahkemeye gitmeden önce dostane çözümü mümkün kılan, idareyi de vatandaşın sesine kulak vermeye davet eden bir hukuk pratiği.

Şimdi Sakarya’da…
“Ombudsman Sakaryalılarla Buluşuyor” programı, bu uzun soluklu yolculuğun yeni durağı. Amaç yine aynı, “devleti anlatmak, idareyi sadeleştirmek, vatandaşın hakkını görünür kılmak.” Her şehirde farklı bir başlık, her salonda aynı kararlılık… Kamu hizmetlerinin ortak bir hak olduğu bilinci, Akarca’nın cümlelerinde yeniden hayat buluyor.
Türkiye’yi adım adım dolaşan bu çabanın ortak paydası, kamuoyunu bilgilendirmek ve güveni büyütmek. Ombudsmanlık, Akarca’nın rehberliğinde soyut bir kavram olmaktan çıkıyor; vatandaşın gündelik sorunlarına dokunan, sonuç üreten bir mekanizma olarak sahaya iniyor. Bu istikrarlı mesai, yalnızca bugünün değil, yarının da hukuk kültürüne kalıcı bir iz bırakıyor.
